15 Kasım 2007 Perşembe

Kurban için vekalet nasıl verilir?

Sual: Kurban için vekalet nasıl verilir?
CEVAP
Maddeler halinde bildirelim:

1-
Kurban kesmesini bilmeyenin, başkasına kestirirken, (Allah rızası için bayram kurbanımı kesmeye seni vekil ettim) demesi ve kalben de niyet etmesi gerekir. Eğer kurbanı da başkasına aldıracaksa, kurbanı alacak kimse de, kesmeyi bilmediği için başkasına kestirecekse, Allah rızası için bayram kurbanımı almaya, aldırmaya, kesmeye ve kestirmeye seni umumi vekil ettim der.

2-
Bir kimse, kendisine kurban kesmesi vacip olmasa da, vekil vacip diye kesse, kurban yine sahih olur. Adak hayvanı, akika veya nafile kurban yanlışlıkla vacip diye kesilse mahzuru olmaz.

3-
Bir kimsenin kendi hayvanını başkası adına kesmesinin caiz olması için, bu kimsenin, kendi hayvanını başkasına veya onun vekiline hediye etmesi, onların da teslim alması, sonra bunu vekil ederek geri verip kestirmeleri gerekir.

4-
Başkasının hayvanını ondan habersiz, onun için kurban etmek caizdir.

5-
Başkasının hayvanını, ondan izinsiz, kendi için kurban eden, sonra kıymetini öderse, caiz olur. Sahibi kıymetini kabul etmeyip, kesilmiş hayvanı alırsa, sahibi için kurban edilmiş olur.

6-
Bir kimse, birine, kurban işimi hallet dese, ona para bile vermese, vekalet vermiş olur. O kişi de bir hayvan alıp kesebilir.

7-
Vekaleten kurban kesene, kimi çok, kimi az para verebilir. Kimi de hiç para vermeden, (Bana da bir hisse verin) diyebilir. Vekil asıl gibidir. Vekil, vekalet aldığı kimseler adına kurban keser veya kestirebilir. Daha sonra vekil, ondan para ister veya istemez. İki kurbana yetecek para veren için de iki kurban alır veya ona iki hisse verir. Yahut iyisinden bir kurban alır. Çünkü umumi vekil, tam yetkilidir.

8-
Kurban kesmeye vekil olan, zekat hariç, sahibinden ayrıca izin almadıkça veya, (İstediğini yap) diyerek umumi vekil edilmedikçe, başkasını kendine vekil yapamaz. Umumi vekil ise, başkasını, o da bir başkasını vekil yapabilir.

9-
Birden çok kişiye vekalet vermek sahihtir. Bir işe vekil olan iki kişiden biri, tek başına yetkili olamaz. Ancak emaneti vermede, borcu ödemede, kurban kesme gibi işlerde birisi tek başına yetkili olabilir. Çünkü bu işlerde vekillerden birisinin, diğerinin görüşünü sormaya ihtiyacı yoktur. Bir kimse, kurbanını kesmek üzere dört kişiye vekalet verse, bu vekillerden biri kesince ötekilerin görüşünü almaya ihtiyaç yoktur. Kurban dinimize uygun kesilmiş olur.

10-
Üzerinde birçok kimsenin vekaleti bulunan kimse, herhangi bir mazeretle bayramın üçüncü günü de kesememişse, Şafii�yi taklit edip dördüncü günü de kesebilir.

11-
Kurbanda kanın akması yeter, etin dağıtılması şart değildir. Kan akıtılmakla vacip olan kurban kesilmiş olur. Eğer eti de uygun yerlere verilirse daha çok sevap olur. Etin üçte birini evine, üçte birini komşulara, gerisini fakirlere vermek müstehaptır. Hepsini fakirlere vermek de caizdir.

12-
Derisi namaz kılan fakire verilir. Ne olduğu bilinmeyen kimselere verilmez. Veya evde kullanılır. Yahut devamlı kullanılacak bir şey karşılığı verilir. Tükenen bir şey veya para karşılığı satılmaz. Derisi, eti satılırsa, parası fakire sadaka verilir.

Sual: Kurbanını hayır kurumuna hediye etmek isteyen kimse nasıl vekalet verir?
CEVAP
Kurbanını, bir hayır kurumuna hediye etmek isteyen kimse, kurban parasını, bu işle vazifeli kimseye teslim ederken, Allah rızası için bayram kurbanımı almaya aldırmaya, kesmeye ve dilediğine kestirmeye ve etini ve derisini dilediğine vermeye seni umumi vekil ettim demelidir. Vekalet, mektupla, faksla, e-maille veya telefonla da verilir. Kurban parası, önceden verilebildiği gibi, daha sonra da gönderilebilir. Vazifeli kimse, satın aldığı kurbana bir numara bağlar. Bu numarayı ve kurban sahibinin ismini deftere yazar. Kesilirken sahiplerinin ismini söyleyerek kasapları vekil eder. Ancak böyle kesilen kurbanlar sahih olur.

Sual: 7 kişiyiz. Keseceğimiz kurbanı paylaştırmanın kolay bir yolu var mı?
CEVAP
Kolay yolu var. Ortaklar ilk size vekalet verirken, Bayram kurbanımı kesmeye, kestirmeye ve etini ve derisini istediğin gibi kullanmaya seni umumi vekil ettim derlerse, artık et de sizin olur, istediğinize istediği kadar verebilir veya vermeyebilirsiniz. Et sizin demektir. Hiç ayırmadan öylece fakirlere de verebilirsiniz. Yedi ortağa göz kararı ile de verebilirsiniz.

Sual: Biri adak hayvanı, biri akika, biri de bayram kurbanı kesmem için bana vekalet verdi. Alacağım ineğe bunları da ortak etmem caiz midir?
CEVAP
Evet caizdir.

Sual: Kurban vekaletimi verdiğim kişi, 3 defa "kabul ettim" demesi mi lazım?
CEVAP
Hayır, bir kere demek yeter. Başını sallaması da yeter veya itiraz etmemesi kabul etmesi demektir.

Sual:
Bir tanıdığa (benim kurban işini hallet) diye para gönderdim. O da peki dedi. Bu vekalet oldu mu?
CEVAP
Evet, kurban vekaleti verilmiş olur. Ayrıca kesmeye kestirmeye etini derisini dilediğine vermeye seni vekil ettim demek gerekmez denirse güzel olur, denmezse yine vekalet verilmiş olur.

Sual: 7 kişi, vacip kurbanlarını, almaya, aldırmaya, kesmeye kestirmeye, eti dağıtmaya Veli�yi umumi vekil etse; bu 7 kişiden birinin vekaleti vacip değil de Adak olsa, bu kesilen tosunun eti, fakirlerle birlikte zenginlere de verilmiş olsa, ne olur?
CEVAP
Adak olan payı fakirlere vermesi gerekir. Zenginlere yedirirse yedirdiği kadarını tazmin etmesi gerekir. O kadar et alıp fakirlere vermesi gerekir. Kurbana zarar gelmez.

Sual:
Bu kimse vatan-ı aslisinin dışında, mesela İzmirli birisi Bursa�da birisine vekalet verip orada kestirebilir mi?
CEVAP
Evet kestirebilir, kendisi mukim ise vacip sevabı alır kendisi seferi ise nafile sevabı alır.

Sual: Almanya�dan kurbanın parasını Türkiye�ye memleketime gönderdim. Onlarda Kurbanlık hayvanı almışlar bir yoksul müslüman aileye vermişler. Tabii bu kurban benim ismime kesiliyor, vekaleten bu bizim yaptığımız iş caiz midir?
CEVAP
Kurban senin adına kesiliyorsa eti kime verilirse verilsin kurban işi tamamdır. Senin adına değil de canlı bir hayvan birisine hediye edilirse kurban olmaz, hayvan hediye edilmiş olur. Senin adına, kurban diye kesilmişse mesele yok.

Sual: Bazı sebeplerden dolayı vekaleti verirken gerçek isim verilmeyip takma bir isim verilebilir mi?
CEVAP
Evet takma isim de verilebilir. Çünkü Allahü teâlâ onu kimin verdiğini bilmektedir.

Sual: Kurban vekaleti verirken: Benim kurbanımı al kes dağıt bu görevi sana veriyorum denilmiş, umumi vekalet kelimesi kullanılmamış. Vekil edilen kişi de ben senin kurban işini hallettireceğim demiş o da tamam istediğin gibi yap demiş. Bu durumda umumi vekil olmuş sayılır mı?
CEVAP
Evet, umumi vekil olmuş demektir.

Sual:
Bir dernekte kurban vekaleti alıyoruz. Bazı kimselere, (Kurbanını almaya, kesmeye kestirmeye bana vekalet verdin mi?) diyoruz. Sadece evet diyorlar. O cümleyi tekrar etmiyorlar. Böyle bir vekalet sahih olur mu?
CEVAP
Sahih olur.

Sual:
Ailece kurbanlarımızı hep vekaletle memlekette kestiriyoruz. Bazı kimseler aklımızı karıştırdılar. Bir kaza geçirmiştim. �Bak kurbanınızın kesildiğini bile görmediniz. Kurban belaları def eder. Sizin ki belki de kabul olmadı. Bu sene kurbanınızın kanını görün, kendi elinizle alın kestirin� dediler. Acaba kurbanı görmek, keserken başında bulunmak şart mıdır?
CEVAP
Öyle bir şart yok. Kurbanın kanını görmeyince kurban kabul olmaz diye bir şey yok. Vekil, asıl gibidir. İmkan olursa kurbanın başında bulunmak iyi olur.

Sual: Almanya�da çalışıyorum ve kurbanımı Türkiye�deki ablama göndermek için ne yapmam gerekiyor?
CEVAP
Ablanıza bir kurban parası gönderirsiniz. (Benim adıma bir kurban almaya, etini ve derisini istediğin yere vermeye seni umumi vekil ettim) dersiniz. O da bir kurbanlık aldırır, istediğine kestirir. Etini de dilediği gibi yer. İsterse başkasına da verebilir.

Sual:
Bir kişi kurban vekaleti verdi, fakat parasını eksik verdi. 100 lirayı sonra vereceğim dedi veremedi. Başka 2 arkadaş 100 lirayı verdi. Bunu götürüp verdik bu oldu mu?
CEVAP
Evet. Kurban vekaleti verenin para verme şartı yoktur. Eğer gücünüz yetiyorsa, kesecek paranız varsa, o kişiden hiç para almasanız da onun kurbanı sahih olur.

Sual:
Zengin, seferde iken, kurbanını vekile kestirse, adak olur mu?
CEVAP
Hayır. Nafile olur.

Sual:
Birine, (Benim için bir kurban al, kes) dedim. Alıp kesmiş. (Alacağımı da hediye ettim) dedi. Kurban sahih oldu mu?
CEVAP
Evet.

Sual: Birine (Bana bir koyun getir. Fakat bayramdan önce getirme! Bakacak yerim yok) dedim. O da, ben yok iken, bayramdan önce eve bırakıp gitmiş. Koyun gece ölmüş. Bu koyunu kim öder?
CEVAP
Alış-veriş tahakkuk etmemiştir. Siz ödemezsiniz.

Sual:
Zengin, bayramın ilk günü, kurbanını kesmek üzere birine verse, vekil de kesmese, bayram da geçmiş olsa ne yapmak gerekir?
CEVAP
Bu hayvanı tasadduk gerekir. Hayvan alınmamışsa bedeli altın olarak yine bir fakire verilir. Böylece borçtan kurtulmak mümkün olur ise de, kurban sevabına kavuşamazlar.

Sual: Eşimden vekalet almadan, onun adına vacip kurban kesmesi için bir arkadaşa vekalet verdim. Sonra hanımdan vekalet aldım. Böyle yapmam sahih oldu mu?
CEVAP
Sonra eşiniz bunu kabul etmişse sahih olur.
Birini vekil yapmak, îcâb ve kabul ile olur. Yani, (Seni vekil yaptım) ve (Kabul ettim) sözleri veya yazıları ile olur. Vekil, cevap vermeden, işi yapmaya başlasa, kabul etmiş olur. İş habersiz yapıldıktan sonra, sahibinin, izin verdim demesi ile de, vekil etmiş olur. (S. Ebediyye)

Kurbana ortak nasıl olunur

Sual: Kurbana ortak olacaklarda aranan şartlar ve ortakların dikkat edeceği hususlar nelerdir?
CEVAP
Bazıları şöyledir:

1-
Ortakların Müslüman olmaları, kurban ve ibadete niyet etmeleri ve hisselerinin yedide birden az olmaması şarttır.

2-
Sırf eti için ortak olan varsa ve biliniyorsa, hiçbirinin kurbanı sahih olmaz.

3-
Ortakların bir kısmı ölmüş olsa, yahut bunak olsa, zararı olmaz.

4-
Ortaklardan biri mutlak nezir için giremez. Yani şu koyunu keseceğim diye adayan, bunun yerine başkasını kesemez.

5-
Ortaklardan biri geçen sene kesmediği kurbanı niyet eylese caiz olmaz.

6-
Bir sığırı veya deveyi, yedi kişiye kadar Müslüman, baliğ kimse, ortak olarak da satın alıp kesebilirler. Bunlara adak veya akika kurbanı da ortak edilebilir.

7-
Zenginin satın aldığı sığıra, sonradan ortak olmak caiz ise de mekruhtur. Fakir, bir sığırı kurban etmek için satın alsa, sonra başkalarını ortak edemez.

8-
Bir sığırı mesela bir ineği, en çok 7 kişi kesebilir. Yediden fazla kişi, bir veya birden fazla, ineğe ortak olamaz. Mesela, 8 kişinin 7 sığırı ortak satın almaları caiz olmaz. Çünkü, her birinin her hayvanda hissesi vardır. Hiçbirinin hissesi yedide birden az olamaz. Bunun gibi, 10 kişinin 15 ineği, kurban etmek için, ortak satın almaları da caiz olmaz. Çünkü 10 kişi, 15 ineğin her birine onda bir oranında ortak olmuş olur. Onda bir, yedide birden azdır. Bunun gibi, 3 kişinin 9 koyunu ortak satın almaları da caiz olmaz. Çünkü 3 kişi, 9 koyunun her birine üçte bir nispetinde ortaktır. Bir koyunu ise, ancak bir kişi kesebilir. Birden fazla kişinin, bir koyunu ortak alıp, kurban olarak kesmeleri caiz olmaz.

9-
Bir sığıra 3, 5, 7 gibi tek ortak şartı yoktur. 2, 4, 6 gibi çift de olur. Fakat her işte teke riayet iyidir. Sünnet-i zevaiddir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ tektir, teke riayet edeni sever. Ey Kur�an ehli, teke riayet edin!) [Tirmizi]

Sual: Dört kişi ortak kurban almaya niyet edip bir dana aldık, sonradan birkaç kişi daha bu kurbana katılabilir mi?
CEVAP
Eğer dört kişi alırken yedi kişiye kadar ortak oluruz diye düşünülmüşse ortak olmak caizdir, düşünülmemişse, mekruh olur. Mekruhtan kurtulmak için, onu bir başkasına satarsınız veya içinizden biri de satın alabilir. Sonra o kimse bunu alırken yedi kişiye kadar ortak ederim diye alırsa yeniden ortak olabilirler.

Sual: Üzerine kurban kesmek vacip olan üç zenginle, üzerine kurban kesmek vacip olmayan bir fakir birlikte bir sığırı ortak olarak kurban kesebilir mi?
CEVAP
Evet kesebilirler.

Sual: Kurban bayramında bir kişi tanımadığı kişilerin almış olduğu sığıra ortak olabilir mi?
CEVAP
Kim olduğu bilinmeyen kimselerle ortak olmamalı, içlerinde Allah rızası için değil de et içen kesen olursa diğerlerinin de kurbanı olmaz. Niyeti bilinmiyorsa o zaman sorumlu olmayız. Onun için bilinen salih kimselerle ortak olmalıdır.

Sual: Şafii mezhebinde kurban kesmek vacib olmadığı için, kurban ortakları arasında Şafii birinin bulunmasında mahzur olur mu?
CEVAP
Mezhep farkı kurban ortaklığını etkilemez. Onunki de sünnet olur. Akika kesen de, ölü için kesen de ortak olabilir. Gayri müslim ortak olamaz. Bir de sırf et için kesen ortak olamaz.

Sual: Üç ortak, farklı para verseler kurbanları sahih olur mu? Mesela 2800 liraya bir inek alınsa, ortağın birisi 800 lira, biri de 1600 lira, üçüncü ortak da 400 lira verse, eti de verdikleri para oranında paylaşsalar caiz olur mu?
CEVAP
Bir sığırı mesela bir ineği, en çok 7 kişi kesebilir. Yani, bir ortağın verdiği para yedide bir hisseden az olursa caiz olmaz. Her ortak kaç hisseye girmek istiyorsa o kadar para verir. Etin paylaşılması da bu hisseye göre yapılır.

En az veren üçüncü ortağın parası, yedide birden az olmadığı için caizdir. Eti paylaşırken üçüncü ortak bir hisse alır, ikinci ortak dört hisse, birinci ortak ise iki hisse alır. Hepsi yedi hisse olur. Birisi yedide bir hisseden yani 400 liradan az para verseydi olmazdı.

Sual: Kurbanlık ineğe yedi kişi ortak girse, ortaklardan birisinin parası olmasa, diğer ortaklardan birisi ben senin yerine veririm dese, herkes kendi parasını verse, biri de kendi parası ile birlikte param yok diyeninkini verse, kurban sahih olur mu? Yani kurban için para vermeden kurban sevabı alır mı ve kurban borcundan kurtulur mu?
CEVAP
Evet sahih olur. Kurbanlık ineği birisi yedi kişiye hediye etseydi, hiç birisi para vermeden kesseydi, hepsinin de kurbanı sahih olurdu. Kurban için illa para vermek gerekmez. Başkasının hediye ettiği hayvan da kurban edilir. Vacib sevabı alınır ve kurban borcundan kurtulmuş olunur.

Sual: Biri adak, biri akika, biri vacip olan bayram kurbanı, biri nafile, biri ölü için, biri de Peygamber efendimiz için kurban kesmek istese, bir inek kesebilirler mi?
CEVAP
Evet kesebilirler. Yedi kişiye kadar ortak olmak caizdir.

Sual: Kurbanlık ineğe en az ve en çok kaç kişi ortak girebilir?
CEVAP
Bir ineğe yedi hisseye kadar girilir. Yani 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 kişi girebilir. 3 kişi girerse inek üç hisseye bölünür. Dört kişi girerse dörde bölünür.

Sual:
İki kardeş bir dana almışlar. Bunlar çocukları için şimdiye kadar akikalarını kesmemişler. Şimdi akika kesmenin müstehap olduğunu öğrenmişler. Aldıkları kurbanlık dana için akikaları için de niyet edip aldıkları bu kurbana katılıp akikalarını kesebilirler mi? Adağı olan birisi böyle alınmış bir kurbana adağını da dahil edebilir mi?
CEVAP
Akika, vacip, adak hepsi katılır. Ancak ilk alırken yedi kişiye kadar ortak olmak niyetiyle hayvan alınmalıdır. Sırf kendisi için alıp da sonradan başkasını ortak etmesi mekruh olur.

Sual:
Kurbanı kesen kasaba bir para veriliyor. Bu parayı bir kişinin ödemesinde ve sonra herkesin payını ödemesinde ya da bu parayı veren kişinin eksik ya da fazla, önce ya da sonra bu paraları kurban sahiplerinden almasında veya almamasında bir mahzur olur mu?.
CEVAP
Hepsi caizdir. Bir kişi öder, diğerlerinden alabilir, isterse almayabilir.

Sual:
Bayramda annem, babam, eşim ve ben, birisi evli ikisi üniversitede okuyan oğullarım için (toplam 7 kişi oluyor) dana kurban kesmek istiyorum. Kurbanın parasını ben vereceğim. Bu kurbanın bedeli olan parayı onlara tek tek verip onların kurban alınması için bana vekalet vermesi mi gerek yoksa ben onlara birer haklarını hediye kurban mı edeyim?
CEVAP
Sizin onlara, onların size para hediye etmesi gerekmez. Sadece herbiri, Benim için bir kurban kesmeye veya dilediğine kestirmeye seni umumi vekil ettim demeleri yeter. Vekil asıl gibidir, kendi parası ile de keser.

Sual:
Yedi kişilik kurban ortaklarından biri fasık ise, kurban sahih olur mu?
CEVAP
Sahih olursa da, fasıkla kurban kesmemeli. Belki o, et için kesiyordur.

Seferilik ve kurban

Sual: Evli olup ailesi ile beraber gurbette bulunduğu şehirde uzun yıllar bulunsa ve fakat ömür boyu yerleşmeyi düşünmese, buradan doğup evlendiği yere bayramda 15 günden az süre ile gidip orada kurban kesse kesilen kurban vacip kurban olur mu?
CEVAP
Bir günlüğüne de gitse orada mukim olur kestiği kurban vacip olur.

Sual: Birçok insan Kurban bayramında memleketine gidip kurbanı orada kesiyorlar. Bunlar bilerek veya bilmeyerek yaşadıkları şehre yerleşmeye niyet etmişse, fakat kurbanları bayram vesilesiyle gittiklerinde doğdukları yerde kesseler bunlar vacip olan kurban borcundan kurtulur mu?
CEVAP
Gittikleri yerlerde mukim oluyorlarsa vacip olarak keserler. Seferi iseler zaten kurban vacip olmuyor, keserlerse nafile olur.

Sual:
Vatan-ı aslimiz İstanbul�dur. Hanımım nisap miktarı mala sahip olduğu için kurban kesmesi vacip. Bayramda Tekirdağ�a gidiyoruz. Tekirdağ�da birisine kurban için vekalet verdik. Fakat Tekirdağ�da seferi oluyoruz. Vacip sevabı almak için ne yapmak gerekir?
CEVAP
Tekirdağ�da kurban kesilirken İstanbul�da bulunursanız yani mukim olursanız kurban vacip olur. Telefonla öğrenirsiniz. Kestik derlerse buradan hareket edersiniz.

Sual: Seferde olan zengin birisi kurban bayramının üçüncü günü vatan-ı aslisinin içinden transit geçse kurban kesmesi vacip olur mu?
CEVAP
Şehir küçük ise, içinden geçiyorsa vacip olur. Büyük şehir ise, evleri ile çevre yolu arasında, mezarlık, fabrika, kışla, ırmak, deniz, harman yeri, futbol sahası gibi yerler var ise, o zaman vatan-ı aslisine girmemiş olur, vacip olmaz.

Sual: Namazda Maliki�yi taklit eden bir zengin, 10 gün kaldığı yerde kurban kesmesi gerekir mi?
CEVAP
Kurban için taklit etmiyorsunuz. 10 gün kalan Hanefi�de seferi olur, kurban kesmesi gerekmez.

Sual: Bir zengin, işi olduğu için bayramın birinci günü kurban kesmeden sefere çıksa günaha girer mi?
CEVAP
Kurban, bayramın üçüncü günü kesilmesi vacip olduğu için sefere çıkmakla günaha girilmiş olmaz.

Sual: Bir zengin, kurban kesmek niyetiyle bir koyun satın aldıktan sonra, sefere çıksa ve bayramın üçüncü günü de seferde olsa, vekalet verip o koyunu kestirmesi gerekir mi?
CEVAP
Kestirmesi gerekmez, yani seferde olduğu için kurban kesmesi vacip olmaz. Ama alınmış bir kurbanı kesmek, nafile de olsa çok sevaptır, Sırattan geçirir. Bu bakımdan zengin olan kimse, sevaptan mahrum kalmamak için seferi de olsa kurban kesmelidir. Kendi kesemezse, kesen birine vekalet verip kestirmelidir.

Sual: Zengin, bayramın üçüncü günü, kurbanını kesmeden sefere çıkarsa, günaha girmiş olur mu?
CEVAP
Üçüncü günü kesmeden çıkarsa, üzerine vacip olduktan sonra çıktığı için günaha girer. Bedelini bir fakire altın olarak vermesi gerekir. Birinci veya ikinci günü çıksa idi kendisine vacip olmadan çıktığı için günah olmazdı.

Sual: Zengin, sefere çıkarken kurbanını kesmek için birini vekil etse, gittiği yerde mukim olsa, vekilin, kestiği hayvan vacip kurban olur mu?
CEVAP
Evet. Sefere çıkarken kurbanını kesmek için birini vekil eden zengin, gittiği yerde mukim olsa, vekilin kestiği hayvan, vacip kurban olur. Çünkü zengin mukimdir ve vekaletle istediği şehirde kestirebilir.

Sual: Hacca giderek, orada 15 günden fazla kalan kimse, mukim olduğundan kendisine kurban vacip olur. Bu vacip kurbanını kestirmek üzere telefonla Türkiye�deki bir yakınına vekalet verip kestirebilir mi?
CEVAP
Evet kestirebilir. Fakat şükür kurbanını Harem�de kesmesi gerekir, vekaletle Türkiye�de kestiremez.

Sual: İstanbul�a temelli yerleştik. Bayramda memleketim olan Rize�ye gidip orada kurban kesmemde mahzur var mıdır?
CEVAP
Hiç mahzuru yoktur. İstanbul�a temelli yerleşmekle Rize, vatan-ı asli olmaktan çıkar. 15 günden az kalmak üzere Rize�ye gidince orada seferi olursunuz. Seferde, kurban kesmek gerekmez. Kesilirse sevap olur.

Sual: Bayramın birinci veya ikinci günü kurbanını kesip sefere çıkan, vacip sevabı alır mı? Üçüncü günü seferden dönenin, tekrar kurban kesmesi gerekir mi?
CEVAP
Bayramın birinci veya ikinci günü kurbanını kesip sefere çıkarsa, vacip sevabı alır. Üçüncü günü seferden dönene, artık tekrar kurban kesmek gerekmez.

Sual: Kurban kesmeden sefere çıkan ve üçüncü günü memleketine gelip mukim olan zengin günaha girer mi?
CEVAP
Kurban kesmeden sefere çıkan zengin, seferde iken kurban kesmiş olsa bile, üçüncü günü mukim olunca, tekrar kesmesi vaciptir. Mesela, İstanbul'da oturan ve kendisine kurban kesmek vacip olan bir kimse, bayramda Ankara�ya gidip ikinci gün kurbanını Ankara�da kesse, üçüncü günü İstanbul�a gelse, Ankara�da seferi olduğu için kestiği nafile olur, İstanbul�a gelince bir kurban daha kesmesi gerekir.

Sual: İstanbul�da doğdum büyüdüm, vatan-ı aslim İstanbul�dur. Fakat bir seneyi aşkın bir zamandır yurt dışında yaşıyorum. Nasipse birkaç sene daha kalacağım.Yaklaşan kurban bayramı için İstanbul�a gitmeye niyetliyim.10 gün kalmayı planlıyorum. Bu durumda İstanbul�da kalacağım süre için seferi sayılır mıyım? Kurban kesmem vacip mi?
CEVAP
Vatan-ı aslide bir saat bile kalsanız mukim olursunuz. Kurban kesmeniz vacip olur.

Sual: İstanbul�da oturuyorum. Her yıl bayramda memleketim olan Kayseri�ye gidip kurban kesiyorum. Bir mahzuru oluyor mu?
CEVAP
Kayseri vatan-ı asliniz ise, bir günlük için de gidilse mukim olursunuz ve kurban kesmeniz vacip olur. Eğer İstanbul�a temelli yerleşmişseniz, Kayseri vatan-ı asli olmaktan çıkar. Gittiğinizde seferi oluyorsanız kurban kesmek gerekmez. Şayet keserseniz çok sevap alırsınız.

Sual: Seferi olan vekil, vekaleten kurban kesebilir mi?
CEVAP
Vekilin seferi olmasının önemi yok.

Kurban kesmede zenginliğin ölçüsü

Sual: Kurban kesmede zenginliğin ölçüsü nedir?
CEVAP
Maddeler halinde bildirelim:

1-
Fıtra ve kurban nisabına malik olana zengin denir. Bunun fıtra vermesi vacip olur. Mükellef ise, yani akıl, baliğ ve mukim ise, yalnız kendisi için kurban kesmek de vacip olur. Bunun zekat alması haram olur ve fakir olan kadın mahrem akrabasına ve çalışamayan fakir erkek akrabasına yardım etmesi vacip olur.

2-
Miras ve mehir malları, nisap hesabına katılır. Nisap miktarı malı teslim aldıktan bir yıl sonra yalnız o yılın zekatı verilir.

3-
İhtiyacı olan eşyadan ve borçlarından fazla olarak, zekat nisabı kadar malı veya parası bulunan her hür müslümanın kurban kesmesi vaciptir. Kurban nisabı ve eşyanın kıymeti, altın ve gümüş ile tespit edilir.

4-
Kurban nisabı hesabına katılacak malın, ticaret için olması şart olmadığı gibi, elinde bir yıl kalmış olması da lazım değildir. Borçlar alacaklardan ve mevcut maldan çıkarılır. Kalan alacaklar, zekatta olduğu gibi, kurban nisabına dahil edilir.

5-
İhtiyaç eşyaları kurban nisabına dahil edilmez. İhtiyaç eşyası demek, kıymetleri ne kadar çok olursa olsun, bir ev, bir aylık yiyecek, her yıl evdeki 3 kat elbise, çamaşır, evde kullanılan eşya ve aletler, binecek vasıtası, meslek kitapları ve ödeyeceği borçlarıdır. Bu eşyanın mevcut olması şart değildir. Eğer mevcut iseler, zekat, fıtra ve kurban için nisap hesabına katılmazlar.

6-
Ticaret için olmayan, ihtiyacından artan eşya, kiradaki evler, evindeki süs eşyası, yere serili olmayan halılar, kullanılmayan fazla ev eşyası, sanat ve ticaret aletleri, burada ihtiyaç eşyası sayılmaz. Yani, bunlar kurban nisabına dahil edilir. Hepsi hesaplanınca 96 gr altın değerinde olursa, böyle kimsenin kurban kesmesi vacip olur. Oturduğu ev büyük olsa, ihtiyacından fazla, kullanılmayan odaları olsa, nisaba katılmaz.

7-
Kadınların incisi ve her çeşit süs, ziynet eşyası kurban nisabına katılır.

8-
Evde kullanılan tabanca, teypler, kasetler, kıymetli dini levhalar, avizeler kurban nisabına dahil edilmez. Bunlar kullanılan eşyadır.

9-
Nisap değerinde Mushafı, hadis, fıkıh ve diğer ilim kitapları bulunan kişi, bunları okuyorsa, nisaba dahil etmez. Okumuyorsa, okumayı bilmiyorsa, dahil eder.

10-
Evde kullanılmayan eşyalar nisabın üzerinde olursa, kurban kesmek vacip olur. Mesela çeyiz olarak alınan eşyalar, kimin ise, o kurban keser. Baba, çeyiz olarak aldığı halde, kızına hediye etmemişse, çeyiz hâlâ babanın malıdır. Babanın kurban kesmesi gerekir. Hediye etmişse, kızının kesmesi gerekir. Çeyiz, nisabı buluyorsa böyledir.

11-
Her yıl evdeki 3 kat elbise ihtiyaç eşyasıdır. Fazlası eski de olsa nisaba dahil edilir. Kullanılmayan eski ev eşyaları, kapkacak da, kurban nisabına dahil edilir. (Üç kat elbise demek, üç ceket, üç pantolon, bir palto, üç gömlek, üç atlet, üç don ve bir kazak demektir. Bundan fazla olanlar kurban nisabına katılır.)

12-
Bir evi olan kadın, zengin sayılır, içinde otursa da, oturmasa da, kurban kesmesi gerekir. Bir evi olan erkek zengin sayılmaz. Ama hanım için ev nafakadan sayılmaz. Kocası onu bir ev bulup oturtmaya mecburdur. Ama kadının kocası yok ise, oturduğu evi nafakadan sayılır.

13-
Biri yazlık, diğeri kışlık iki evi olanın kurban kesmesi gerekir.

Sual:
120 gr. altınım var, borcum yok, gelirim yok. Ne yapmam lazım?
CEVAP
Zengin kimse, elinde parası olmasa da, ödünç alarak veya altınlarını yahut herhangi bir malını satarak kurban kesip büyük sevaba kavuşmalıdır. Yani altın para demektir, bozdurup kurban kesmeniz gerekir.

Sual: Ne zaman verileceğini bilmediğim on bin lira alacağım var. Borcum yok. Bu alacağımı nisap hesabıma katacak mıyım, zekatını verecek miyim, kurban kesecek miyim?
CEVAP
Senetli veya inkâr edilmeyen alacaklar, iflas edende ve fakirde de olsa, nisaba katılır. Ele geçince, geçmiş yılların zekatı da verilir. Eğer kurban kesecek kadar paranız varsa, kurban kesersiniz.
İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:
Şirkette çok malı olup da alamayanın, kurban kesecek kadar parası, malı varsa, keser.

Sual:
Reklam şirketim var. Sipariş üzerine reklam hazırlıyor, film çeviriyor, tercüme yapıyor, web sitesi hazırlıyoruz. Bunlarda yapacağımız iş ve iş sonunda alacağımız bedel anlaşmada yazılı. Bu bedeli zekat ve kurban nisabına dahil edecek miyim?
CEVAP
Hayır. Ancak anlaşmasını yaptığınız işi veya hizmeti yapıp teslim ettikten sonra alacak tahakkuk eder. Bu tahakkuk eden miktarı zekat ve kurban nisabına dahil edersiniz. İş teslim edilmeden böyle alacaklar nisaba dahil edilmez.

Sual: Kurban nisabı 96 gr. ama neden bazıları 80 gr. diyor? 80 gr olursa altınlarım nisap miktarını buluyor. Şimdi kurban bana vacip mi oluyor?
CEVAP
Nakli esas almadıkları için yanlış konuşuyorlar. Borçlarınızı düştükten sonra nisap miktarı 96 gramı bulunca kurban size vacip olur.

Sual: Şu anda nisap miktarı malı olmayan ancak Kurban bayramından hemen sonra eline nisap miktarından çok fazla para geçecek kimsenin kurban kesmesi gerekir mi?
CEVAP
Gerekmez. Vacip olması için, bayramın üçüncü günü eline geçmesi gerekir.

Sual: Nisabı aşan alacağım var ama alamıyorum. İhtiyacımdan fazla malım var ama param yok. Kurban kesmem vacip mi?
CEVAP
Alacaklar zekatta olduğu gibi nisaba dahil edilir, fakat elinde parası olmayan, ihtiyacından fazla malı olsa da fıtra vermeyen, kurban kesmeyen imam-ı Muhammede göre günahtan kurtulur. Ödünç alıp veya bir malı satıp keserse Şeyhayn�e göre vacip sevabı alır.

Sual:
Kıymeti nisabın üstünde olan bir arsam var. Kurban kesmem gerekir mi?
CEVAP
Kurban kesmeniz gerekmez

Sual:
İçinde oturduğum bir evim, bir binek otomobilim, borsada hisse senetlerim var. Borçlarım da var. Bu durumda kurban kesmem vacip oluyor mu?
CEVAP
Bir ev ve araba nisaba dahil edilmez. Borçlarınız mevcut paranızdan ve hisse senetlerinizden çıkarılır, geriye nisap kadar paranız kalırsa kurban kesmeniz gerekir.

Sual: Borsada hisse senetlerim var. Kooperatife 1000 lira ödemem gereken borcum var. Ayda 360 lira olmak üzere 30 ay ödemem gereken araba taksiti var. Kirada oturuyorum. 470 lira taksitli okul borcum var. Bu durumda kurban kesmem gerekir mi?
CEVAP
Bütün borçlarınızı, mevcut paranızdan ve hisse senetlerinin rayiç değerinden çıkarırsınız, geriye nisap miktarı paranız kalırsa, kurban kesmeniz gerekir.

Sual: Çeyiz eşyalarım var. Beyaz eşya, mobilya, süs eşyaları, halı, mutfak malzemeleri, bunlar kullanılmadığı için tamamı mı nisaba dahil olur, yoksa sadece beyaz eşyalar mı?
CEVAP
Kullanılmayan her eşya dahil edilir.

Sual: Kurban bayramına tekabül eden ama bayram tatil olduğu için bayramdan sonra ödenmesi gereken elektrik, telefon, su vb... paraların tutarı cebimizde iken bunları da kurban nisabına dahil edecek miyiz?
CEVAP
O paraları hesaba katmazsınız. Çünkü o paraları bayramdan sonra vereceksiniz. Yani o para sizde emanet gibi durmaktadır. O paralardan fazla nisap miktarı kadar parası olanın kurban kesmesi vacip olur.

Sual: Benim borcum var. Ancak borcumun karşılığı elimde para da var. Bu miktar nisap miktarını aşıyor. Borcu düşersem nisap miktarını bulmuyor. Kurban kesecek miyim?
CEVAP
Borcu olan önce borcunu öder, kalan miktar nisap miktarını bulmuyorsa kurban kesmez.

Sual: Alacağım var ama elimde para yok. Alacağım olan şahısa desem ki, (Bir hayvan 300 lira) benim için beş tane kurban kes, 1500 lirayı da hesabımdan düş. Bu caiz olur mu?
CEVAP
Evet caiz olur. Hatta hiç alacağınız olmasa, benim için bir kurban kes deseniz, o da kesse vacip sevabına kavuşursunuz. Zekat verirken de böyledir. Birini vekil etseniz, benim için şu kadar zekat ver deseniz o da verse, zekatınız verilmiş olur. Para vermekle ilgisi yok. Yani vekil kendi parasından verebilir. Vekil kendi parası ile kurban kesebilir. Daha sonra isterse sizden para alabilir veya hediye de edebilir.

Sual: 96 gr. altını olan kişinin borcu varsa vacip kurban mı kesmeli yoksa akika borcunu mu ödemeli?
CEVAP
Akika borç değildir, kesilmesi müstehaptır, yani kesilmese de olur. Kurban vaciptir. Fakat borcu olan, borcunu çıkardıktan sonra nisabı bulmazsa, kurban kesmesi gerekmez. Nisabı bulursa kesmesi vacip olur.

Sual:
Babamın gecekondu tipi iki katlı evi var başka ihtiyaç fazlası malı, parası yok. Altta kiracı var. İhtiyaç fazlası evdir diye babam kurban kesiyor. İhtiyaç fazlası ev denilince böyle altlı üstlü evler iki ev hükmünde mi tek ev hükmünde mi?
CEVAP
Alt kattaki müstakil ise ayrı ev demektir. Bir evin odaları hükmünde ise bazı evler öyledir onlar bir ev kabul edilir. Bir merdivenle yukarı çıkılan evler gibi.

Sual: Kovanlar ile bal nisabı buluyor. Kurban kesmem lazım mı?
CEVAP
Evet.

Sual:
Altını olan bir kişinin zekatını verdiği takdirde kurban kesmesi de gerekir mi?
CEVAP
Zekat ayrı, kurban ayrı. Altın hem kurban nisabına dahil edilir hem de zekat nisabına. Yani nisabı buluyorsa, hem zekat vereceksiniz, hem de kurban keseceksiniz.

Sual:
Bana ait, beyaz eşya gibi çeyizlerim var. Kurban kesecek miyim, bunların zekatını verecek miyim?
CEVAP
Fırın, çamaşır makinesi, buzdolabı, bulaşık makinesi gibi çeyizlerinizi kullanıyorsanız, kurban nisabına katılmaz. Kullanmıyorsanız, nisabı da buluyorsa, her yıl kurban kesmeniz gerekir. Çeyiz için zekat olmaz.